VERİLEN BÜYÜK EMEKLER
Türkiye'de altyapılarda bazı takımların birliktelikleri uzun soluklu olduğunu görmekteyiz. Minik takımdan başlayan serüvenin aynı çalıştırıcı ile Genç takım yaşına kadar devam ettiğini bazı kulüplerde görme şansımız oldu. Artık antrenörlerin bu şekilde uzun süre çalıştırdıkları takımlardaki oyuncularla göz ve mimikleriyle anlaştıklarını , ne yapmak istediklerini beden diliyle bile anlattıklarını uzun süren Takım - Coach ilişkilerinde görmekteyiz. Birçok kulüp , yaş kategorilerinde özellikle Küçük, Yıldız ve Genç kategorilerinde ayrı antrenörlerle eğitimine devam ederken , bazı durumlarda da Küçük takımdan Yıldız takım'a , Yıldız takımdan Genç takım ve özellikle de Küçük b takımdan Küçük a takıma genç antrenörlerin devam ettiğini biliyoruz .
Müessese ve 3 büyükler dediğimiz Fenerbahçe , Galatasaray ve Beşiktaş'ta Küçük , Yıldız ve Genç takımlarda ağırlıklı olarak ayrı antrenörlerle sporcular çalışmaktalar . Bir basketbolcunun bir şekilde 2 yada 3 yıl bir antrenörle çalıştıktan sonra başka bir antrenörün onu devralması kuşkusuz o sporcuya farklı antrenörün tecrübelerinden yararlanması imkanını doğuracaktır.
Jenerasyonu ile antrenörün bir üst yaş gruba devam etmesi kuşkusuz antrenörlerin gelişimi içinde önem teşgil etmektedir. Takım sporlarında başarının en önemli parçalarından bir tanesi oyuncu ve antrenörün birbirini iyi tanıması , antrenörün oyuncudan , oyuncununda antrenörden beklentilerinin bilinmesi , başarı yolundan muhakkak önemlidir.
Ben bir oyuncunun gelişimi için nasıl bir yaş üst grupla mücadele etmesi , o yaş grubunda müsabakalara katılmasının , oyuncuya büyük katkısı olacağını bildiğimiz gibi , genç antrenörlerinde kendini daha çok zorlaması ve Minik yerine Küçük b ya da daha büyük yaş gruplarında kendini geliştirmesi taraftarıyım .
Oyuncu gibi antrenör içinde zorlanacağı , kendini ispat edeceği bir ortamda antrenörlük yapmak , oyuncu iletişimi , Veli organizasyonu vb açılardan antrenörün daha olgunlaştıracağına inanıyorum .
Konunun dışarısına fazla çıkmadan yazımın başında belirttiğim uzun süreli antrenör - takım çalışmalarının örnekleri şunlardır;
Bursa'da 1996 jenerasyonu Oğuz Yaman - Emine Örnek Koleji -(7.yıl) , Tofaş 1994 Doğumlular -Erhan Toker, Tofaş 1992 jenerasyonu - Serkan Sevilmiş, 1988-1989 jenerasyonu Oyak Renault- Murat Hüseyin Yılmaz. İstanbul'da ise Pamuk Spor - Mvp - Tansel Urcan 1993 Doğumlular, FMV Işıkspor 1991-1992 jenerasyonu Onur Çetin ( 10 yıl ) , Galatasaray Sertan Çakırer 1988 jenerasyonu.
Saydıklarımızın arasında en uzun soluklu çalışma Işık spor antrenörü Onur Çetin ve Pamukspor'dan Tansel Urcan'a ait. Örneklendirmemize gibi olan başka uzun süreli coach-oyuncu birleşimi takımlarda Türkiye'de muhakkak ki vardır.
Bursa'da , İstanbul'da kulüplerde yapılan bu uzun soluklu çalışmalarda mutlak herhangi bir yaş kategorisinde Türkiye şampiyonasında derece elde edilmiş ve milli takımlara oyuncular kazandırılmıştı . Bu jenerasyonlar ile elde edilen başarıları tüm basketbol kamuoyu yakından bilmekte .
Bir basketbolcunun altyapıda oynadığı yılların tamamına yakınını aynı ekiple geçirmesi , kurulan bağların oldukça kuvvetli olmasına ve takımda bir aile ortamına yol açtığınıda biliyoruz. Bursa'da şu an yakından takip etmekte olduğumuz Örnek Kolej Yıldız takımının , Veli - Antrenör- Sporcu üçgeninin başarıya ne kadar pozitif yönde etkili olduğunu hepimiz görmekteyiz.
Ben Makospor'da çalıştığım dönemlerde 1991 jenerasyonu ile yaklaşık 6 sezonu beraber geçirmiştim , Acısıyla tatlısıyla geçen bu 6 yılda hatırladığım birçok güzel anım ve oyuncularımızla tıpki diğer takımlarda olduğu gibi yakaladığımız başarılar olmuştu. Onlardan bazılarının hala basketbolun içinde olmaları , basketbolun dışında olanlarla kurduğumuz dostluklar her antrenöre olduğu gibi banada gurur vermekte .
Verilen Büyük Emekler demek istedim yazımın başlığında , gerçekten bu uzun süre aynı kulüp çatısı altında yapılan bu çalışmaların neler kazandırdığını yakından takip etmekte olan biriyim . Ben bu işin Yıldız ve Genç takımını göremeden takımımla vedalaşmak zorunda kalırken , Bursa'da ve İstanbul'da bu işin a takıma varana kadar devamını sağlayan tecrübeli antrenörleri görme şansımız oldu.
Bu yüzden bu işi sonuna kadar sabırla yapan , uzun yıllar emek veren öncelikle antrenörleri , sporcularımızı ve sonrada sporcu ailelerini ayakta alkışlamak gerektiğini düşünüyorum.
Edit : Pamukspor'dan sonra Mvp Spor Kulübü'nde 1993 doğumlu jenerasyonla çalışmalarına devam eden Tansel Urcan , rakiplerine göre çok daha düşük bütçeli kulüplerde takımı ile 2007 yılında Küçük Erkekler İstanbul Şampiyonluğu ,ve Küçük Erkekler Türkiye 3.lüğü ve 2009 yılında da Manisa'da Yıldız Erkekler Türkiye Şampiyonasında Türkiye 4.lüğü elde etmiştir.











Sevgili kardeşim güzel yazınla beni çok mutlu ettin. Bizler için en önemli kazanç sizler tarafından beğenilmek ve örnek gösterilmektir. Ömrüm ve sağlığım müsade ettiği sürece basketbola emek vermeye devam edeceğim. Sizler gibi kardeşlerimizin olduğunu bilmek ta bizlere ayrı bir motivasyon sağlıyor. Çok teşekkür ederim.