RUS İŞGALİ
Fenerbahçe Ülker, Efes Pilsen’in devam edemediği Euroleague’de, Top 16 (en iyi 16 takım) içinde yer alarak büyük iş başardı. Ancak şanssız bir kura çekerek belki de son yılların en istikrarlı ve güçlü takımıyla aynı gruba düştü. İlk maçını da onlarla oynadı zaten ve bence bu sezonun en güçlü şampiyonluk adayı karşısında ilk sınavını verdi. Grubun diğer iki takımı olan Montepaschi Siena ve Cibona Zagreb ise nispete Fenerbahçe Ülker’in dişine göre rakipler.
Gelelim CSKA Moskova maçına. İlk iki periyot gerçek bir facia. Fenerbahçe Ülker’den sadece 25 sayı seyredebildik. Normalde bir periyotta attıkları sayı bu kadar olurdu. Ancak sahada o denli etkili bir savunma vardı ki, inanılmazdı gerçekten. İşte Euroleague’de savunmalar bu denli sert. Yıllardır altyapı antrenörlerine anlatmak istediklerimizde bu aslında. Altyapı takımlarımızda savunma yapmayı öğretmiyoruz oyunculara, sadece maç kazanmak için gereken alan savunması ve benzeri altyapıda etkili savunmalar. Bireysel savunmaya dair hiçbir şey vermiyoruz oyunculara. Bu durum direkt olarak liglerdeki takımlarımıza yansıyor. Sonuçta aynı takımlar Avrupa arenasında ve aynı oyuncular da milli takımımızda böylesine hüsranlar yaşayabiliyor.
Toplam 4 periyot oynanan maçta sadece üçüncü periyotu kazanabildik. O periyotta da attığımız sayı 13, ki bu rakam maç boyunca bir periyotta attığımız en fazla sayı. Rakip savunmanın boyutunu düşünün artık. CSKA ise birinci periyotta 20, ikinci periyotta 21, üçüncü periyotta 8 ve dördüncü periyotta da 17 sayı atarak seyretmeyenin inanmayacağı şekilde direnç göstererek maça tutundu, inat etti ve kazandı. 13 sayı yedikleri ilk dönem olan ikinci periyotta bile 21 sayı ürettiler. Atamadıkları zaman attırmadılar, örneğin üçüncü periyotta 8 sayı atmalarına rağmen yine sadece 13 sayı yediler. Kısacası Fenerbahçe lker en dirençli olduğu üçüncü periyotta bile Rusların inadını kıramadı. Şimdi gelelim istatistiklere.
Maçı kazanan CSKA maç boyunca 20 faul yaparken Fenerbahçe Ülker sadece 17 faul yapmış. Savunma yapma isteğinin hangi takımda daha fazla olduğu anlaşılıyor! Rakiplerine oranla uzunlarının daha kaliteli olduğu söylenen Fenerbahçe Ülker maç boyunca 31 ribaunt alırken, rakip CSKA 2’si hücum ribaundu olmak üzere toplam 33 ribaunt almış. Sanırım Mirsad’ın yokluğu hissediliyor! Bu güne kadar oynadığı Euroleague maçlarında dış atışlardaki isabet oranıyla maçlara tutunan Fenerbahçe Ülker 14’te 2 (% 14,2) isabetle rakibi CSKA’dan 8 atış daha az sokarak (20’de 10 isabet - % 50), 3 sayılık atışlarda 30 sayıya sadece 6 sayıyla karşılık verebilmiş.
Çoğu çember altı atış olmak üzere 2 sayılık atışlarda CSKA 34’te 15 isabet sağlarken, Fenerbahçe Ülker 37’de 14 isabet sağlamış. Bu sayının % 50’yi bile bulamamış olması böylesi savunma gücü yüksek takımlara karşı ne denli çember altı zaafı yaşayabileceğimizi gösteriyor. Maç boyunca Fenerbahçe Ülker 101 top kullanırken bunların sadece 55 tanesini çembere atmış (% 54,45) ve 16 isabet sağlamış. CSKA ise 102 top kullanırken bunların 60 tanesini çembere atmış (% 58,82) ve 25 isabet sağlamış. Yaklaşık aynı olan top kullanma sayısında CSKA çembere Fenerbahçe’den 5 top daha fazla atarak zaten bir avantaj yakalamışken, Fenerbahçe Ülker’in savunmada (üçüncü periyot hariç) bu denli isteksiz olmasını anlamak mümkün değil.
Anlayabiliyorum, rakibiniz şu anda Avrupa’nın belki de en güçlü takımı. Ve bu gücünü sadece oyuncularının kalitesinden değil, aynı zamanda takım olmasından alıyor. Ancak bu durum bizim oyuncuların maça çıkarken mağlubiyeti kabullenmelerini gerektirmez. Rakibiniz kim olursa olsun oynamadan kazanamazsınız. CSKA gibi bir takımı 66 sayıda tutacaksınız ve 67 sayı atamayacaksınız. Buna anlam vermek gerçekten çok zor. Bunu da ben söylemeyeyim, izleyenler cevaplasın, Fenerbahçe kaç kez hızlı hücum yapabildi? Bakın isabetli hızlı hücumdan bahsetmiyorum, hızlı hücum teşebbüsünden bahsediyorum.
Neticede istatistikler zaten CSKA’nın maçı kazanmasını normal gösteriyor. Bu maça gelene kadar maç başına 77,4 sayı atan ve 64,4 sayı yiyen CSKA Moskova takımı ile maç başına 77,9 sayı atan ve 75,5 sayı yiyen Fenerbahçe Ülker takımı karşılaşıyordu. Fenerbahçe Ülker’in 66 sayı yiyerek başardığı iş gerçektende olumlu, ancak iş atılabilen 48 sayıya gelince Fenerbahçe Ülker’in bu konuda daha fazla çalışması gerektiğini düşünüyorum. Böyle bir rakibi yenmek için maç öncesi yapacağınız strateji en basitinden rakibi atabildikleri ve sizin yiyebildiğiniz sayıların ortalamasının altında tutarken aynı zamanda da yiyebildikleri ve sizin atabildiğiniz sayıların ortalamasının üzerine çıkmak olmalıydı. Fenerbahçe Ülker’in bu gruptan da çıkacağına olan inancımız sonsuz, ancak bundan böyle antrenmandaki savunma sertliğinin arttırılması şart gibi görünüyor. Bu olmazsa ne daha iyi savunma beklenmeli, ne de böylesi savunmalara karşı daha iyi hücum.
01 Şubat 2009
Murat POLAT
Basketbol Antrenörü
Türkçe Basketbol Eğitim Veri Bankası Editörü
mpolat@basketbolegitim.net
http://www.basketbolegitim.net







FB Ülker bu grupta Cibona ile sonunculuğa oynar,hayal görmeyelim.Zagrep ile de ordaki maçı kaybeder,burdakini kazanırlar. Aradaki sayı farkı grup sonuncusunu belirler.