Antrenörlerin sporcularla ilk temas kurduğu andan itibaren,aile-kulüp-oyuncu üçgenindeki sorunların oyuncunun gelişimine,antrenörün motivasyonuna ve takımın performansına  yaptığı etkileri bir çok antrenör yaşamıştır. Bazen istenmeyen olaylar da olmuyor değil ,benimde başıma geldi ve gelmeye devam ediyor.Tabii  biz  antrenör gelişimin seminerlerinde  bununla ilgili “böyle yapmanız gerekiyor” şeklinde  işin ehli insanlar tarafından  hiç bir şekilde eğitilmedik .Söylense de çok az geçildi..Bence bu konuyla ilgili çözümler yol göstericilik daha fazla olmalı ve  biz antrenörler daha çok eğitilmeliyiz.        

Antrenörlerin birbirlerine zaman zaman eleştirilerde bulunmaları bence normal; az da olsa bak bu koç iyi, çizgisi belli başarılı bir lider sözü duyulur.Aslında  bu kaçınılmaz bir şey,  antrenör olarak  başarılı olmak istiyorsak,meslektaşlarımızın  eleştirilerini dikkate aldığımız kadar,çalıştırdığımız çocukların ailelerini de dikkate almalıyız.Biz onlara çocuklarının durumunu net olarak anlatmazsak,aileler başka bilgilerle dolup başka yönlere olaylar çekilebiliyorlar, çoğu zaman kötü niyetli olmadan..           

Sahada hep savaşıyoruz. Hadi aslanım takım olalım hep beraber hareket edelim diye ama bazen takım içerisindeki bazı oyucuların ilişkilerine baktığımızda, benim çalıştırdığım takıma, başka kulüplerde ki de takımlara baktığımızda .sizin emek vermeye başladığınız, yeni bir başlangıç yaptığınız takımla sahadaki oyuncuların birbirleriyle olan ilişkileri siz hiç fark etmeden  velilerle doğru orantıda ilerliyor.

Veli her zaman çocuğum mutlu olsun çabasında .. Tabi iki en doğrusu moral motivasyon başarı gelişiminde her zaman için en önemli yol, morali yüksek olanın isteği sahada  o oranda çok yüksek oluyor.

Benim elimden gelen bu, ben çocukları çalıştırıyorum aileler onlar kadar değerli değil, sosyal hayatı hiç  önemli değil dersek ne kadar doğru olur? .Onu da bilmiyorum ama katıldığım bir seminerde aklımda kalan sadece değerli büyüğümüz Aydın Örs’ün dediği şu cümleyi hala unutamıyorum . ‘Oyuncu ailelerine bu durumu anlatın, çocukları için kötü ya da yanlış nedir anlatın, takımın durumu hakkında kısa da olsa aileler bilgi sahibi olsun, maç öncesi ve ya da maç sonrası hem oyuncu ile  bire bir hem de takım olarak konuşun (Trabzon ‘da yapılan seminerde Aydın ÖRS tarafından söylenmiştir)

Ona en çok emek veren onunla en çok vakit geçiren yine anne babası ve kısacası ailesi. Bizimle günde iki saat ,aileleriyle bir ömür boyu vakit geçiriyorlar. Kendi hayatlarından vazgeçip her şeyini çocuklarına veren milyonlarca aile var.

Aydın Örs’ den  yukarıda bahsettiğim açıklamayı duyduktan sonra bu  açıklama beni çok derinden etkiledi. Bunu söyleyen Aydın Örs idi, uygulayandı ama ben bir küçük takım antrenörü ya da minik takım antrenörüydüm. Tabii ki onun kadarını  kendimden beklemiyordum ama bize ne kadar doğru bir söz söylediğini şimdi çok daha iyi anlıyorum.

Zaferi,  kupa kaldırmak, milli takıma oyuncu kazandırmak ,en iyi oyun kurucuyu yetiştirmek  gibi yapılan tüm zirvelerin, en iyi olabilmenin mimarı, sadece o ekip değildir . Maç esnasında heyecanlanan  hop oturup, hop kalkan ,evde bir lokma yemek yemesi için sürekli peşinde dolaşan ,onları kendi gözlerinden sakınan onlara daha iyi aile olmaya çalışan maçına ,antrenmanına onları taşıyan bıkmadan usanmadan , yani  çoğu zaman hiç bir karşılık beklemeden onlara fedakarlık yapan ailelerinde başarısı muhtemelen daha kutsaldır.

Biz oyuncuları eğitiyoruz , basketbolla ilgili her şeyi onlara program dahilinde, yaşına göre öğretmeye çalışıyoruz ama velilerle diyalog eksikliğimizin doğal sonucu olarak,sahada öğrettiklerimizin doğru pekişmesi için en önemli unsur olan aile parametresini pozitif  yönde kullanamıyoruz.Ailelerde edinebildikleri bilgiler ölçüsünde ellerinden geleni yapmaya çalışıyorlar.

Türkiye’de antrenör-veli ,veli-sporcu  ilişkileri adına yıllardır  düzenlenen bir seminer dahi yok,..Bence büyük boşluk .Bu durum bizim başarımızı bazen maçlarda %10, çocuğun başarısını ise  %50 kadar etkiliyebiliyor.

Antrenör oyuncu ilişkileri nasıl olmalı? Çocuğun ve ailenin spora karşı bakışı  ne boyutta ve ne  kadar olmalı? Anne baba çocuğa basketbola hakkında ve antrenörü hakkında neler demeli? Aile çocuğa sporcu olması için ne kadar destek vermeli?.Lütfen bizi  bu konuda söz sahibi büyüklerimiz eğitsin, bunun ayıbı günahı  ya da kompleks duyulacak bir  tarafı yok ,amaç çocukların zihinsel ve fiziksel olarak başarısı değil mi? O zaman ne bekliyoruz..

Ben  bu camianın içinde bulunduğum sürece şu sözleri çok fazla duydum ve duymaya devam ediyorum “O çocuk çok iyi idi ama onun anne ve babası minik takımda çok iyi yerlere geldiğini zannettiler, ona bir A takım oyuncusu gibi yaklaşıp ,onu para kazanan oyuncu gibi görmeye başladılar”. “başka çocuk için çok iyi çok yetenekli ama annesi babası tatil programlarını kulübe göre ayarlamıyor”. “Her antrenman ve maç sonrası oğlum savunmada geçildin ,hücumda niye o pası vermedin. Ah Oğlum !  onu nasıl kaçırdın bak Ali’ye hiç kaçırıyor mu? daha çok var aklımda  ama yazmak istemiyorum Kendi çalıştırdığım takımlarda da bazen oldu, bazen başka takımların maçlarından sonrada bu sahneyi yaşadım ….

Bu ne kadar doğru ne kadar yanlış bilmiyorum ama biz antrenörler antrenmanlarda özellikle çalıştırdığımız hareketleri bireysel ve takım olarak maçta görmek istiyoruz . Devre arasında, maç devam ederken , maçtan sonra ya da ilk antrenmanda çocukların hatalarıyla ilgili uzun bazen haddinden fazla konuşarak onların kafasına sokmaya çalışıyoruz kendimizce doğru olanları..

“O okula gitme oğlum”, “seni bu okula gönderelim”, “üzerine bunu  giy” ,”bu sana daha çok yakıştı bak” , “yemek yemeyi sana ben evet ben öğrettim”, “derslerine her gün iki saat zaman ayıracaksın” gibi şeyleri biz antrenörler çocuğa sorduğumuzda aileler bu durumu nasıl karşılayacak merak ediyorum.