LİG BİTTİKTEN SONRA BANA DOKUNMAYIN!!-ANSEN ERTEM
Şimdi maçlar filan oynanırken her şey benim için normal ve mutluluk vericidir; ama maçların bitmesiyle tam anlamıyla bir boşlukta hissediyorum kendimi.
Son maçın oynanmasıyla bir buhranlar, bir sıkıntı çökmeler, bir ne yapacağını bilememezlik. Atatürk Kapalı Spor Salonu'nun önünde geçemiyorum, o derece yani.
Bu yazıdan sonra da sporcular 'bütün sene antrenman yaptık canımız çıktı, sen mutsuz olma diye biz yazın da maç yaparız' demeyecekler tabii ki. Saygı duyarım, susarım, beklerim diğer sezona kadar. Yapabilirim bunu.
Benim sezon sonu fobim bir kenarda dursun maçlar daha oynanıyor.
İlk olarak Tofaş- Emine Örnek Küçük Erkek maçından bahsetmek istiyorum; çünkü son zamanlarda izlediğim en iyi maçtı.
Maçta skor hiç bir zaman kopmadı. Çok çekişmeliydi. Hatta Emine Örnek Koleji'nin velileri o kadar heyecanlıydılar ki bir ara montları çıkarıp sahaya inecekler sandım. Kendi çocuğuna taktik verenler bile vardı.
Oyunun içinde olmaları ve çocuklarını desteklemeleri gayet normaldir; ama antrenörden çok konuşan velilerin olması bana biraz garip geldi açıkçası. Zamanında gelen uyarı oyunu kötü etkilememeleri açısından iyiydi bana göre.
Maça dönecek olursak; her iki takım da kazanmayı çok istedi; ama Emine Örnek Koleji'nin 1 sayı önde iken son hücumdan boş dönmesi ve Tofaş'tan Yiğit Arslan’ın da son saniye üçlüğü maçı 61-60 Emine Örnek aleyhine bitmesini sağladı.
Haftanın diğer maçı Tofaş-Yeşimspor Genç Erkek maçıydı. Maç çekişmeli başlasa da Yeşimspor'un ilk periyot yaptığı top kayıpları farkı açtı. Kalan 3 çeyrek boyunca ise; Yeşimspor'un top kayıplarının fazla olması ve Tofaş'ın iyi savunması maçı Tofaş'a kazandırdı.
Haftanın son maçı Oyak Renault-Aliağa arasında oynandı. İlk 2 periyot oyuna hakim olan Oyak Renault, pota altında Nedim Dal ile etkili olurken, dış şutlarda da etkiliydi.
Oyak Renault ilk 3 periyot önde götürmesine rağmen son periyot faul problemine girmesi ve yaptığı top kayıplarıyla oyunda geriye düştü. Son 34:5 sn kala Ufuk Kaçar'ın 3'lüğüyle farkı kapatan Oyak Renault maçtan 74-72 galip ayrıldı.
Daha güzel maçlarla, maçlarda görüşmek üzere...
Ansen ERTEM
ansenertem@hotmail.com








HAKEMLERDEN ÖZELLİKLE BİRİNİN, TÜM İNSİYATİFİNİ TOFAŞ LEHİNE KULLANDIĞINI DÜŞÜNÜYORUM.BİZİM ( VELİLERİN ) ÇIRPINIŞIMIZIN ÇOĞUNLUĞU ,HAKEM ARKADAŞIN EMİNE ÖRNEK TAKIMININ EMEKLERİNİ HİÇE SAYMASI VE BENCE ,MAÇI HAKKANİYETLE YÖNETMEMESİDİR.
Öncelikle Murat arkadaşıma aynen katıldığımı belirtmek isterim. Spor gazeteciliği olsada yapılan haber sadece sonuç kısmına endeksli olmamalıdır.
Sayın Ansen Hanım velilerin heyecandan kaynaklanan reaksiyonlarından bahsetmiş. Ancak bu konuda yanıldığını düşünmekteyim. Son zamanlarda zevkle izlediği bir maç olduğuna göre kendisine verebilecceğimiz maç CD sini sıkılmadan izleyebilecektir görüşündeyim. Maçı tekrar ve itirazlarımız doğrultusunda izlerse heyecandan değil tepkiden ayaklanıldığını görecektir.
Son dönemlerde gözlemlediğimiz kadarı ile sadece veliler değil antrenörler de hakemlere ciddi tepki göstermektedirler. Sahadan atılan antrenörler bile vardır. Tepki sadece Bursa hakemlerine yönelik değildir. Sayın Biçermen’in Manisa Tarzanlarına yönelik tepki yazısı gayet manidardır. Ancak bu bağlamda Bursa Hakemlerini de gözden kaçırmamak gerek. Hakemler kurallara uygun maçı yönetmek misyonunun yanı sıra alt yapı maçlarında çocukları Basketbol ve sporculuk adına da eğitmek zorundadırlar. Ancak velilere takılan hakemler velileri kendi boyundurluklarına uygun eğitmek adına çocukları kullanmaktadır. Eleştiren velilerin oyuncularının faullerini yada hatalarını takip ederken maçta önemli pozisyonları kaçırmaktadırlar. Televizyon programlarında futbol hakemleri koca koca yöneticiler tarafından saatlerce eleştirilmektedir. Ama maça bu durumun yansıdığını söylemek mümkün değildir. Basketbol hakemleri belli eğitim ve kültür düzeyine sahip gençlerden oluşmaktadır. Onların eğitimleri önemli bu konuda gerekli incelemeleri yapıp gözlemlerinizi yazmanız ümidi ile.
Saygılarımla…
bence alakası bile yok tofaş haklı bi galibiyet aldı örnek yense nolca nereye kadar ve kaç basketbolcu olacak o takımda bence gerekte yok zaten okul maçlarında oynasınlar yeter reklamlarını yapsınlar sadece tek amaçlarıda bu zaten
öncelikle adını saklayıp bir eğitim kurumuna saldıran zihniyeti kınıyorum zaten tofaş ta Emine Örnek gibi takımlarla maç yapmak ister diye düşünüyorum orada hem derslerin de hem de sporda başarılı çocuklar derslerinden arta kalan zamanı spora harcayan efendi ve sporcu çocuklar sporcu olmadan basketbolcu olunmaz öncelikle uzmanları bilir
Halil Bey;
Yazdıklarınızı okudum,biz bir yazı yazarken her türlü tepkiye ve eleştiriye zaten açığız.Ben yazılarımı yazarken tamamen kendi gözlemlerimi aktarıyorum sizlere.
Sahadan atılan antrenörlerle hakemler arasında geçen dialogda maalesef biz tamamen geri plandayız,bunun doğruluğunu yanlışlığına karar vermemiz tribündeyken pek mümkün olmuyor,taktir edersiniz ki her maçta da bir antrenör atılmıyor,yani sayı oldukça az.
Ferudun Biçermen’in Manisa yazısıyla ilgili söyledikleri tamamen Bursa’dan alakasız ve hiç bir zaman burda yaşanmamış olaylardan oluşmaktadır(hakemler açısından).
‘Ancak velilere takılan hakemler velileri kendi boyundurluklarına uygun eğitmek adına çocukları kullanmaktadır’ demişsiniz sadece şunu söylemek istiyorum hakemler kimin velisinin maça geldiği üzerine hiç bir zaman düşünmezler,çünkü önemli olan maçı en az hatayla yönetmektir.
Ben çekişmeli geçen maçlarda velilerin ‘daha’ sakin taraf olmasını gerektiğini düşünüyorum.
Hakemlerin eğitimiyle ilgili araştırmayı da siz yapıp beni bilgilendirirseniz çok sevinirm.
Saygılarımla.
serdar kardesimin yaptigi yorum bence esasrn tam anlamiyla alakadiz oldu.Oncelikle defalarca dile getirildi ama tekrar yazayim.Bizim cocuklarimiz oncelikle basketbolcu olmak icin degil iyi bir sporcu olmak icin cok calisiyorlar ancak onlar icinhayatin tek unsuru metadi degil basketbol.Onlar iyi bir sporcu olmanin hayatlarina yaptigi kazanomlarin neler oldugunu bilen bir egitim kurumu, bu bilince layik cok degerli koclarini ve tam benom beklentim de budur diyen veliletin cocuklaridir.Tofasin cocuklari da bizim cocuklarimiz insallah onlar da spopr sayesinde kendine guvenen, sorumluluk almaktan cekinmeyen, kazanmanin insana verdigi mutlulugu yasayarak tekrar basariyi arzulayan ancak kaybedince de bunun hayatin sonu olmadigini bu olayin o rada biterek sonraki mucadelelere odaklanmak gerektigini , basari icin takim icinde mucadeyi ama ancak sadece birlik ve beraberligin bassriyi getirdigini ve daga nicelerini ogrenmis yasamlarina karakterlerine katmis bireyler olurlar . insallah bizimkiler de. sporun hayatin sadece bir parcasi oldugunu , dunyadaki en buyuk spor basarilarinin dahi insanoglunun varligi ve gelecegi ve yasama direkt olarak katkisi anlaminda hicbir onemi yotur bunu asla unutmayalim.Reklam konusuna gelince reklam icin anadoludan sadece nufus kagitlarina bakarak yasi buyuk ama nufus kagidi kucuk 4-5 oyuncu getirerek bursa kulubu olmasina ramen bursali cocuklara anadoudan gelen agabeyletirini oynatarak yer vermeyen ve basariyi ancak bu sekilde kovalayan kulupler ve kendini gosterebilmek icin geleceklerini dusunmeden kucuk takim oyuncularina bile agirlik basan cok degerli koclar ve bunlari goremeyen kulup yoneticileri (bu kadar basarili alt yapimizdan niye oyuncu yetismiyor diye sorgulamazlar) ve veliler varken ismini acikca ifade etmeyen serdar kardesimiz ne reklamindan bahseder anlamak mumkun degil.Ayrica uygulamalar dogru olsun da keske kurumlar reklam ve sponsorlukla spora hizmet verseler.Saygilarmla…
kayseriden donerken yoldan yaziyorum .oncelikle aceleyle yazildigimdam harf hatalari olmus bu yuzden ozur dilerim.Insallah anlasilmistir. Sayin Ansen hanim; sporun sahadaki unsurlari sporcular ,hakemler,antrenorler ve hakemlerden olusur.Seyircileri nasil elestiriyorsaniz pekala hakemleri de elestirebilirsiniz. Ben Feridun Bicermen’in yazisini dikkatle okudum. Feridun beyin Manisa yazisinda Bursa’yi kasdetmedigini biliyorum.Bursayi kasdeden benim.Tahminim siz benim yazimi dikkatli okumamissiniz.Bursa halemleri ile ilgili hepimizin hayellerini ve temennilerini sanki yasaniyormus gibi yazmissiniz ama durum boyle degil.Malesef bazi hakemler Bursa’da da bence Feridun beyin Manisadaki hakemlerle ilgili tanimina uygun.Basinin gorevi kamu adima gozlem ve denetlemedir ki baskalarinin lafina gerek kalmasin.Benim sizlerden de ricam budur. Saygilarimla…