1. Kısaca Basketbol özgeçmişinizden bahseder misiniz?
CÇ –17 yaşında Makospor da oynarken o zaman 1.Lig de bulunan Ankara Ziraat Fakültesine transfer olmuştum. Ancak orada çok ciddi bir diz sakatlığı yaşadım. Antrenörlüğe ise 18 yaşında TOFAŞ da başladım. Sonra sırasıyla DSİ Nilüferspor ( Genç, Yıldız ) İzmir Karagücü ve Paşabahçe ( Genç )kulüplerinde çalıştıktan sonra ABD Montgomery College de Basketbol Eğitimi aldım. Aynı dönemde bu ülkede çeşitli Basketbol Kamplarında Antrenörlük yaptım. Uzun Yıllar Makospor ( A, Genç ) Kulübünde çalışırken bir süre B Milli Takım yardımcı Antrenörlüğü yaptım. 2 sezon Fenerbahçe ( Genç, Yıldız ) de Altyapı Direktörlüğü görevinde bulundum. 4 sezon daha Makospor ( A- 2.Lig) da görev yaptıktan sonra 2003 Yeşimspor Kulübünü kurduk. Halen Yeşimspor Kulübünün Genel Direktörlüğünü ve Basketbol Baş Antrenörlüğünü sürdürüyor, aynı zamanda TBF’nin Eğitim Kurulu Üyesi olarak da görev yapıyorum.
2. Oyuncu yetiştirmek haricinde birçok antrenöre emeğiniz var, bu nasıl bir duygu?
CÇ – Eğer işinize aşıksanız sabır ve emek size zûl gelmez. Çünkü Aşk emek ister… Her başak gibi benim de mükemmeliyetçi bir yapım var. Bu yapıya sahipken insanoğluyla uğraşmak çok kolay değil. Çünkü yengeç, balık ve oğlaklarla çalışıyorsunuz. Yetiştirdiğim bir çok Oyuncu ve Antrenör ,onlara gerektiğinde sertlik de göstermiş olsam .. bazen yokluklarda çekmiş olsak benimle çalıştıkları dönemleri her zaman özlemle anarlar.
O güzel hatıraları onlarla zaman zaman yad etmek çok hoşuma gidiyor.
Kendisine verilen emeğe saygı gösteren ve minnet duyan insanlar çoğunluktaysa bir sonrakiler için her zaman gücünüz tazelenir. Benim ender de olsa bu şevkimi kıran insanlar oldu.Tabiki herkes kalıbının adamı olamayabiliyor.Ama bana yılların öğrettiği tecrübe şudur ki.. kestirmeden gideyim diye bataklığı kullananların ayakkabılarındaki çamur kolay çıkmaz. Ayakkabılarında çamur gördüğümü de affetmem.
3. Az bütçelerle çok iyi işler yapıyorsunuz , mazeret hayatınızda yok bunu nasıl başarıyorsunuz?
CÇ – Fakir edebiyatından hiç hoşlanmam. Bünyenizde farklı bir ego oluşturmanız için parasız olmanıza gerek yok. Anahtar sözcük şartlar ne olursa olsun çok çalışmaktır.
Eski dönemlerde çok olumsuz şartlarda tek başıma nelerin üstesinden geldiğimi hiçbir zaman unutmadığım için bugünün genç antrenörlerinin mızmızlanması ve herşeyi ayaklarına beklemeleri kadar bana batan bir şey yok. Altyapı için konuşuyorsak eğer, benim için mutaber antrenör öncelikle iyi bir araştırmacı olanıdır. Yetiştirdiği grubun hem fiziksel hem de teknik değerlerini sürekli iyileştirmek için zamana hiç güvenmeden ve sürekli olarak hem nitelikli adaylar keşfedip o grubun içine dahil etmek hem de onlarla gerektiği gibi doğru çalışmaktır önemli olan.
Personelimiz içinde mevcut olmasına rağmen part time Antrenörlük hiç benimsediğim bir metod değil. Ancak şartlarınız bazen sizi buna zorluyor. Ancak bu kurguyu peyderpey sona erdirmeyi düşünüyorum.Çünkü bir Antrenörün sürekli işinin başında olup kulübü ve takımı için her gününü dolu dolu yaşaması gerektiği tartışılmaz bir gerçektir.
4. Makospor’dan sonra 2003 yılında Yeşimspor’u kurdunuz , Yeşimspor’un basketbolda Türkiye’de ve Bursa’daki rolü nedir sizce?
CÇ – Yeşimspor herşeyden önce bir model. Altyapımızı sürekli iyileştirmenin ve nitelikli oyuncular yetiştirmenin plan ve uygulamaları içindeyiz. Türkiye de hazırcı bir anlayış gelişiyor. Bu gelecek için çok tehlikeli. Sirkülâsyonun durmaması için Ülkenin bizim gibi kulüplere ihtiyacı var.
5.Sizce Basketbolda başarılı olmakiçin bir takımın ve antrenörün neler yapması lazım ?
CÇ – İyi bir takım için iyi oyuncular gerek..Bunun için de ilk şart iyi Antrenör.
Oyuncu yetiştirmek herkesin harcı olan birşey değil. Ben iyi bir Antrenörün sahip olması gereken donanımların doğuştan geldiğine inanıyorum. Tıpkı iyi bir kemancı.. iyi bir ressam gibi Antrenörlükte bir sanattır. O yüzden Antrenörlere tavsiyelerde bulunmak çok yerine ulaşacak birşey gibi gelmiyor bana.. Tabiki bu kriterlere uygun ya da yakın Antrenörler var.Seminer ve Kurslarda da onlarla daha yakından ilgilenip tecrübe ve bilgilerimi aktarmaya çalışıyorum.Bir laf vardır ya ‘’ Adam olacak Çocuk..’’ diye.. Antrenör olacak adam da bu sorunun cevabını kendi bulur zaten..
6.Uzun süre 2.lig’de başarılı bir şekilde antrenörlük yaptınız, tekrar yaşamayı düşünüyor musunuz?
CÇ – Şu anki Genç ve Yıldız Takımımızı bunun için hazırlıyoruz. Yetiştirdiğimiz oyuncuları vitrine çıkarmak ve eskisinden çok daha başarılı bir çizgi yakalamak en büyük hedefimiz.
7.Bursa’da ve Türkiye’deki altyapı antrenörlerinden beğendiğiniz isimler kimlerdir ve altyapı antrenörlerine önerileriniz nelerdir?
CÇ – İşim gereği birçok Antrenörü yakından tanıdım. Keşke imkanlarımız olsaydı da bir çoğuna sermaye verip dükkan açabilseydik. Böylelikle birçok doğru insan da işsiz kalmaz ya da küstürülmezdi. Kalan doğru insanlar içinde Antrenörlüğünü beğendiğim bizim jenerasyon ya da bizden daha genç insanlar tabiki var. Ama onları isim isim söyleyip sonra bazılarını atlamış olduğumu görürsem çok ayıp olur.
Antrenör giderek ihtiraslaşır.Genç yaşlarda bu daha dengesiz bir şekilde ortaya çıkar. Çok çalışacağım diye bir çocuğun kapasitesini aşırı derecede zorlamak ya da takım oyuncusu yapacağım diye zamanından önce evrimini tamamlamaya çalışmak her yönüyle sağlıksız oyuncuların gelmesine sebep olur.O nedenle özellikle genç Antrenör Arkadaşlarıma en büyük tavsiyem..Kendilerine basketbolun dışına zaman ayırıp ruhlarını rehabilite etmeleridir.
8.Son olarak Altyapılarda duayen bir isimsiniz, Türkiye’deki altyapıyı nasıl buluyorsunuz ve altyapı oyuncularına önerileriniz nelerdir?
CÇ – Açık söylemek gerekirse bütün bu faktörlerin gelişmesi öncelikle Kulüp ve Okul Yöneticilerine bağlı. Siz bütçenizde Altyapınıza hatrı sayılır bütçeler ayırmaz, kontrol etmez ve bu Organizasyonların içini ucuza gelsin diye vasıfsız insanlarla doldurursanız aynı yerde sayar hatta geriye gidersiniz. Şu anda Türkiye de Altyapı neye göre iyi ya da kötü bunu bir bakışta kestiremezsiniz.. Ancak benim düşüncem şudur ki.. Çok daha iyi yerlerde olabilirdik.
Şimdi ki Altyapı Oyuncuları eskilerinden çok daha şanslı..Herşeyi takip edip bilinçlenebiliyorlar.Ama bu yaşta farkında olamadıkları bir tehlike var.. Basketbol eve taşınmaz.Evde tartışılmaz. Bir oyuncu velisi beşeri protokol dışında çocuğunun Antrenörüyle hiçbir şekilde diğaloğa girmemelidir. Ve kendi iyiliği için başka bir Antrenörden hele hele başka bir kulübün antrenöründen görüş almaya kalkmamalıdır. Bunlar her zaman sağlıksız sonuçlar doğurur.Ve oyuncuya olumsuz getirileri olur. Bu yüzden akıllı oyuncular henüz çocuk yaşta bile olsalar bunları iyi dengelemeli ve hem kendi hem de velilerinin ilişkilerini doğru ayarlayabilmeilidirler.


06 January 2009
"KONUĞUMUZ CEM ÇAĞAL" hakkında 4 yorum var.
Kardeşim Cem,Basketbole verdiğin emek için seni kutlarım.
Çalışmalarını ve oyuncularını ilgi ile izliyorum
Site için dileğim Bursa ve Ayhan Şahenk sınırları içinde kalınmaması.
slm cem abi ben sülün gene döktürmüşsün seninle çalışmaktan çok büyük zavk ve mutluluk duyuyorum.Başarılarının bundan sonrada devam etmesini diliyorum abi
Sizin basketbol antremanınızı izledim.Sizi, göreve bugün başlamış gibi hırslı ve inançlı gördüm.Sizi tebrik ederim.Öğretmen Veli Hisar…
Ben okulda voleybol takımı çalıştırıyorum.Öğrencilerim antremanda yaptıkları işi ciddiye almıyorlar.Birgün öğrencilerimi sizin antremanınızı izlettirmek istiyorum.Görsünler antreman nasıl oluyormuş ve sporcu olmanın kolay olmadığını…
Yorum Yap!