Bu gerçek esasında, Türkiye’nin de bir gerçeği… Çalışmak, başarmak, yetiştirmek, ayak oyunları oynamamak ve mecburen yerinde saymak… Bu sadece İsmail Beleş gerçeği değil… Hepimizin hayatta yaşadığı gerçek… Hatta gerçeğin ta kendisi…
Geçen Cumartesi Çekirge Spor Salonu’nda olmayan basketbol severler neyi kaçırdıklarının farkında değiller… Mükemmel bir maç seyrettik. Zorluklarla boğuşan BBK’nın TED’e karşı kükremesini ve bir antrenörün bazı şeyleri nasıl değiştirebileceğini… Bir takım düşünün ki sezon başında kurduğu ekipten ilk 5’te oynayan 3 basketbolcusunu kaybedecek. Para bile demeyeceğiniz maaşlarla bir takımı ayakta tutacak. Zor gibi gözüküyor değil mi? Zor hem de çok zor. Geçen sezon başında parlayan gözlerin hiçbirisini göremedim Çekirge Spor Salonu’nda… Ama o gözlerde hırs ve ruh vardı, parlamanın yerine… İki sezon sonra BEKO Basketbol Ligi’ne çıkmak istiyoruz naraları ardından beceriksiz yönetimler sonucu bu duruma geldi Bursa Basketbol Kulübü… Bir de basınla dalga geçer gibi, anlaşma yapılmadan ismimiz ‘Bursaspor’ oldu denildi. Yusuf Sabahyıldızı’nın kapanmaktan kurtardığı bilgisi gelen kulüp, cumartesi akşamı, 1 hafta sonra başka bir takıma transferi gerçekleşecek 2 oyuncusu ve gençleriyle birlikte parkeye çıktı ve ruhlarını ortaya koydu. Fakat kenarda öyle bir şef vardı ki, ölmek üzere olan insanı bile yerinden kaldırıp mücadele ettirirdi. Sonuçta da giden maç tekrar geldi ve BBK ilk galibiyetini aldı.
İşte İsmail Beleş gerçeği buydu…. Basketbolcuları hazırlamak, hırslandırmak ve ruh kazandırmak… Oyuncu yetiştiriyoruz ve Bursa Basketboluna hizmet ediyoruz diyenler, Beleş’in yaptığını görsünler ve ardından işlerini gerçekten yapmaya çalışsınlar. Hadi Bursa’yı geçtik. İyi olan her zaman aşağıya itilir ve değerlerimiz her zaman ‘bizim çocuk’ olarak görülür bizim şehrimizde. Fakat federasyonda mı göremiyor Beleş ve onun gibi değerli spor adamlarını… Zannediyorum göremiyor. Birileri ‘üç maymun’u oynuyor ve olan maalesef ki gerçekten işini yapanlara oluyor.

Tolgay Ataokay - Kent Gazetesi