“Bravo 12 Dev Adam!!, bravo çocuklar, harikasınız, süperdiniz, mükemmeldiniz, Ukrayna’yı darmadağın ettiniz helal olsun, maçı hiç bırakmadınız tribünde sizleri izleyen futbol milli takımı kadar inatçıydınız alkışlar size” diye başlasam yazıma ne güzel olurdu değil mi? Yok öyle değil işte. Uzun bir zaman sonra Abdi İpekçi’deydi basketbol camiası. Ağabeylerden, gençlere herkes “Bakalım şu milli takımda neler var neler yok gene aynı nakarat mı söyleniyor yoksa var mı yeni bir beste” düşünceleri ile gelmişti Abdi İpekçi Spor Salonu’na. Umduklarını buldular mı peki? Galibiyet dışında hayır sanırım. Azıcık insanlara bakıp vücut dillerinden anladığım şu idi; “Elemeleri geçeriz, Şampiyonada bu mantalite devam ederse gene aynı filmi izleriz” şeklinde.
Benimde korkularım da bu yönde dersem yeridir. İnsanlar bu korkularında haklılar, güvenmemekte de haklılar her konuda sonuna kadar haklılar. Bu korkuları dindirmek, insanların güvenini kazanmak sahadakilerin ve teknik ekibin elinde. İlk maçtan üzülerek söylüyorum işleri çok zor. Maçları kazanmak, elemelere gitmek değil kastettiğim. Daha ilk maçtan karalar bağlamıyorum. “Türk halkının güvenini geri kazanmaktır” benim anlatmak istediğim. Ukrayna’yı yenmişsin ne olacak? diye düşünen o kadar çok insan varki. Doğru dürüst fast break atama, savunmada saçma sapan hatalar yap, doğru dürüst organize olma özürlü bir takım karşısında zaman zaman zorlanarak galip gel. Ne anladım bu işten ben? diye söylenip, taş atacak bir sürü kişi var, olacakta çünkü işin doğası bu.
Şu an elemelerde olduğumuz, kadronun eleme sonuna kadar bu şekilde olacağını düşündüğümüzde isim vererek eleştirmek yarardan çok zarar verir kendimizi tatmin etmiş oluruz sadece. Fakat özellikle bir isim varki artık insanları çıldırtma raddesine gelmiş vaziyette. Hani iyi bir oyun ortaya konsa bile sırf onun yaptığı hatalar yada saçma sapan seçimler direk dikkat çekip hedef olmasını sağlıyor. Ben basketbolu seviyorum, milli takımı seviyorum ama artık kendini geliştiremeyen isimleri özellikle seyretmek istemiyorum çünkü küçük detay olsada bütünlüğü bozan haraketler yüzünden buralara gelmemize neden oluyor diye düşünüyorum.
Kısacası önümüz açık, sakatlar, eksikler…vs ama bu oyunla, bu dünya toz pembe, sadece neticeye bakarak hareket ederek hüzünlü 12 Dev Adam dizisini izlemeye devam ederiz. İnsanlar güvenlerini kaybetti, ağzınızla kuş tutsanız umurlarında değil o yüzden sahadaki ekibe büyük bir sabır ve iş düşüyor. 2009 Polonya sonuna kadar bir yol bu, kolay gelsin milli takım.
aliemre@haberturk.com

"GÜVEN PROBLEMİ" hakkında 1 yorum var.
aydın örs avrupa 2. oldu vefa olmadı.feberbahçeyi şampiyon yaptı yine vefa olmadı.
çetin yılmazlar murat didinler,ergin atamanlardan daha iyi bildiği nedir ben anlıyamadım.Milan maldini yi nerdeyse 40 yaşına geldiği halde kollarken (fb sembol ibrahim kutluay ı ) nasıl bir düşünce yapısına sahip olduğunu anlayamadığım durumdaki en bilir kişiye herşeyiyle teslim oluyor.
ben zaza gibi oyuncuların türk altyapısına bir şeyler katmaycağına inandığım gibi bu pozisyonlarda görev alanlarında basketbolumuza bir yararı olacağına inanmıyorum.gelidler ve ekol mu olduk.sinanı milli takıma kazandıran ergin atamandır bence ama kendisini kazandıramıyor nedense.milli takıma hizmet pozisyonu her türlü hicap duygusundan daha üstün olmalıdır.
Yorum Yap!