GENÇ ARKADAŞ..

Yıllarım yaşıtlarınla geçti..
Belki baban..ağabeyin ya da akrabalarından biri bile kıyısından köşesinden de olsa bir dönem oyuncum olmuştur..
Biz basketbol oynadık..
Ama içinde hayata dair herşey vardı..
‘’ Biz senin yaşındayken ..’’ diye başlar ya büyüklerinin söze bazen bilirsin..Çok da aldırma aslında..Biz de babamızdan duyduğumuzu söylüyoruz işte ..
Aldırma diyorum..çünkü bugün, ne o zamanki güne benziyor..ne de çocuklar aynı çocuklar..
Çok eskiden posta güvercinleri varmış…Sen ise yan sınıftaki arkadaşınla cepten konuşuyorsun şimdi..Şu cep telefonunuza çok taktık biz büyükler farkındayım..Sen de çocukluğunda dayının..babanenin sesini duyabilmek için Postaneye gidip Ankara’ya ..Erzurum’a telefon yazdırıp bekleseydin saatlerce sen de kıskanır biraz söylenirdin hoşgör..
Çok öğüt veren olmuştur sana..Hiç bir genç bundan pek hoşlanmaz bilirim..Ama gün gelir bütün öğütler hatırlanır..Umarım sadece senin iyiliğin için verilen nasihatlarin sahne sırası geldiğinde bunları zararsız savuşturmuş olursun hayatından..
Kanın kaynıyor biliyorum..Bu yaşlarda hep olur..
Bugün olmasa bile birgün herşeye ulaşacakmışsın gibi hissedersin..
Hayaller bu yaşlarda tatlıdır..Ertesi sabah ilk ders matematik değilse suratında kocaman bir sırıtmayla uyursun geceleri genelde ..
Sonra büyüdükçe keşkelerin artar..ihmal ettiklerin ya da ertelediklerin dikilmeye başlar karşında..
Neyse ..bunlar pek dinlenesi ve anlanası şeyler değil senin için biliyorum..Biliyorum çünkü ben de senin gibiydim..Tıpkı baban gibi..annen gibi..Biz hepimiz bir zamanlar senin giyidik..
Şimdi en çok neyi anlamanı isterdim biliyor musun…Aslında ne büyük şanslara sahip olduğunu ..Önündeki uzun zamanı, şartlar ne olursa olsun Vatanının ve kendi adına her zaman lehine çevirmeyi becerebilmeni..dürüstlükle..olgunlukla ve kimsenin sırtına basmadan..
Kavgadan..hasetten..düşmanlıktan..en çok da senin en değerli şeyini ‘’ zamanını ‘’ çalan hırsızlardan uzak durmanı isterdim..
Özgürlük toplum kurallarına ve yasalara uyulduğu sürece bir canlıya bahşedilen en temel ve en değerli olgudur..
Allah’a olan inancını..Vatan ve bayrak sevgini..Cumhuriyet’e bağlılığını ve İnsanlığını..
Hiç kimsenin rant tezgahından ya da zorlamasından geçmeden hür iradenle,gösterişsiz ve yürekten yaşamanı isterdim sonsuza kadar..
Seni sen yapacak bu yüksek değerlerin gerçekten farkına varmayı ve bunun için her zaman mücadele edebilmeni çok isterdim..
Keşke şimdi senin yaşlarda olsaydım..
Postaneye gidip telefon yazdırsaydık annemle..babamla..
Keşke onlara daha çok sokulsaydım..
Hatta ertesi gün ilk ders matematik olsaydı..

Cem ÇAĞAL / Yeşim Spor Kulüp Direktörü

Sosyal Ağlarda Paylaşın

“GENÇ ARKADAŞ..” için 2 cevap

  1. ToFaŞLı EnGO dedi ki:

    çok güzel demişsiniz ellerinize sağlık cem hocam…

  2. HALİL BAYAM dedi ki:

    Cem hocam cok guzel yazmıssın teşekkürler.
    İnsanların yaşı kücükken hayalleri büyük olur. Çünkü her insan kendini çok beğenir , beğenmelidir zaten ki kendine özgüveni olsun.En sevdikleri anne ,baba dayı ,ağabey , ilk öğretmen, ilk koç en mükemmel, en güçlüdür.Onlar herşeyi halleder. Yıldırım düşse tutar. Çünkü biz onlara çok güveniriz . İnsanların güvenmeye ihtiyacı vardır.
    Bütün çocuklar aynıdır.Onları farklılaştıran , onların ergin oluncaya kadar hayatına giren büyükler ve çevresindeki diolog halinde olduğu diğer çocukların hayatına girip farklılaştıran hiç tanmadığı diğer yetişkinler .
    Spor ile birlikte onların özgür bakışını yönlendiren değil geliştiren yetişkinler olmalıyız. .
    Spor ile birlikte onların bilmediği kıskançlık kavramını öğreten değil , paylaşma duygularını geliştiren yetişkinler olmalıyız.
    Spor ile birlikte kavgaya yönlendiren değil, hoşgörü duygularını geliştiren yetişkinler olmalıyız.
    Spor ile birlikte onların travma yaşamadan kendilerinin ve sevdiklerinin dünyanın en mükemmel insanları olmadıklarnı kavrarken kendilerine olan özgüven duygularını arttırmalarını geliştiren yetişkinler olmalıyız. .
    Spor ile birlikte kazanma olgusu içinde hata yapan takım arkadaşına, kızmadan hoşgörü ile, daha da fazla çaba harcayıp, onun hatasını telafi etmesi gereği ile yardımlaşma ve hoşgörü duygusunun geliştiren yetişkinler olmalıyız.
    Spor ile birlikte kazanmak kadar kaybetmenin de doğal olduğunu ,hayatın başı veya sonu olmdığını ,hak edeni kaybetme üzüntüsünde dahi bütün yüreğiyle takdir etme erdemligi duygusunu geliştiren yetişkinler olmalıyız.
    Spor ile birlikte yönlendiren değil , çocuklarımızın kendilerini kendi farkındalıklarııyla , kendi özgürlükleriyle daha birçok konuda geliştirmelerine yardımcı olan yetişkinler olmalıyız. Gereğinden fazla sahiplenen ve gereğinden fazla korumacı olan yetişkinler olmamalıyız
    Spor ile birlikte gelişimlerine yardımcı olurken sporun hayatın kendisi değil tüm öğeleriyle minyatür bir benzeri, hayatın amacı değil insanın gelişim sürecinin çok öemli ve eğlenceli bir aracı olarak görülmesini asla yetişkinler olarak unutmamalıyız. Spor hocalarının görevinin sadece topa daha iyi vuran ,daha iyi şut atan sporcular yetiştirmek olmadığnı yetişkinler olarak hissettirmeliyiz.
    Biz yetişkinler olarak çocuklarımızın sporu bizim için değil kendileri için yaptığını asla unutmamalıyız.Kendi dünyamızı onların dünyasına karıştırmadan onları yönlendirmeden özgür gelişimlerine katkıda bulunmalıyız.Merak etmeyin onlar spor sayesinde hayatın doğrulaını ve yanlışlarını ,bizim kattığımız yanlışlar olmaksızın kendi kendilerine daha doğru olarak öğreneceklerdir.
    Peki kimdir bu biz yetişkinler?Cevap; anne, baba, ağabey, dayı, amca, baba arkadaşı amca, öğretmen, basın mensupları , idareciler , kulüp yöneticileri , belediye başkanları,hakemler,saha komserleri,maç gözlemcileri, federasyon görevli ve idarecileri, spordan para kazananlar, spordan gayri resmi para kazananlar, spordan para kazanma beklentisi içinde olanlar, koçlar.Yani sporcunun başarısından etkilenecek olan insanların tümü…

    Cem hocama böyle güzel konulara değindiği için teşekkür ediyorum.Saygılarımla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Maç Sonuçları & Canlı Skor ortaklığıyla sunulmaktadır.