GEÇMİŞE ÖZLEM , YENİYE SİTEM!

Türkiye'de altyapılarda İstanbul'dan sonra 2.sırayı alan Bursa , 2000'li yıllarda Tofaş ve diğer altyapı kulüplerimizin şampiyonada göstermiş olduğu başarılar ve takımlardaki oyuncuların turnuvalarda elde ettiği ödüller sayesinde bazı dönemlerde İstanbul Altyapısına yakın ve benzeri sonuçlar elde etmişti. Örneğin Tofaş, 1986 - 1987 , 1991, 1992 jenerasyonları , Oyak Renault 1979, 1980, Mako , 1985 , 1990, 1991 ,  Yeşimspor 1990, 1992,1993 jenarasyonları gibi , Küçük , Yıldız ve Genç kategorilerinde turnuvalara katıldığımız yıllarda her üç jenerasyonda da İlk 4 yada ilk 8 takım arasına birden fazla kulübümüz girmeyi başarmıştı.

Yıllar yeni jenerasyonları , yeni basketbolcularıda Bursa'ya Türk basketboluna kazandırmaya devam ediyor. Geçmişte Milli takıma girecek olan aday oyuncuların seçimleri şimdiye göre farklı yapılmaktaydı. Örneğin Yıldız Milli takım seçmesi için , 13-14 yaş grubu Bursa'yı kapsayan tüm oyunculardan seçme yapıp bir Bursa karması oluşturulur . Bu karma , İstanbul , Ankara vb. illerimizin İl karmalarının yer aldığı Türkiye şampiyonası tarzında bir ilde toplanılıp , tüm illerimizin oyuncuları Milli takım antrenörlerinin ve yöneticilerinin izlediği bir turnuvada oyuncular gözlemlenir ve burdan Yıldız Milli takım oluşturulurdu. Her ilin başında o ilden bir antrenör ve 2 yardımcı antrenör yer alır , sahaya çıkardı. Bence bu seçim ve kalite olarak daha iyi bir gözlem , Milli takım için daha iyi olacağını düşünüyorum. Milli takım formasının bu kadar ucuz yada kolay diyelim bir oyuncuya giydirilmemesi gerektiğine inananlardanım .

Biraz geçmişten bahsettikten sonra Bursa basketbolunun şu anki durumu hakkında konuşmak istiyorum . Geçtiğimiz günlerde gerçekleştirilen Liseler şampiyonası ve sönük geçen Final maçı , geçmişi bize aratacağı yönünde fikirler verdi. 1.lig'den sonra Bursa'da en çok basketbol seyircisini çeken turnuva olan Liseler seviyesine bu kadar ilginin az olması ve Gayriciddi  seviyede  bir maç izlemek , gerçekten acı vericiydi. Tofaş , Renault , Yeşim ve Final gibi okullarımızın ayrı ayrı takımlar olarak geçmişte olduğu gibi kendi okullarında liglere katılmaması bunlara etken olarak gösterilebilir muhakkak ama , bizim Bursa gibi bir kentin bu kadar sıradan bir Lise finali izlememiz gerektiğine inanıyorum . Eğitim sisteminde Anadolu Lisesini sporcuların tercih etmesi , Kolejler seviyesinde Lise seviyesinde Bursa'da burs'a sıcak bakmamaları bu işi dahada kötüye kötürebilir. Önümüzdeki senede aynı takımların keyifsiz finalini , bir sonraki sene tek başına Spor Lisesi'nin şampiyonluğunu ve 1996 , 1997 jenerasyonlarında da en fazla 2 takımın mücadele edeceği sade finaller izleyebiliriz. Ben bu jenerasyonlarda sönük geçmeyecek , 1996 Doğ.  Emine Örnek , Kükürtlü Tic. San. Odası İ.Ö.O finalini ufukta görüyorum .. Ona da ömrümüz yeterse .

Kolejlerin Bursa'nın imkanlarından yararlanan Bursa'da eğitim vermekte olan okulların Lise seviyesinde 2,3 kulübümüze Burs imkanı yaratırlarsa , o zaman İstanbul seviyesindeki okullarla mücadele etmemiz daha kolay olacağını dşünüyorum . Şu an eski düzen olmadığına inananlardanım , Ailelerimiz artık bu işin daha çok bilincinde , eğitim onlar için daha çok önem taşıyor. Anadolu lisesinden sonra bir başarılı öğrenci ve sporcunun Özel okulu daha çok tercih edeceğine inanıyorum . Hem böylece sporcularımızın eğitim seviyesini en kötü bir yabancı dil öğrenme seviyelerini daha da yukarılara çekebiliriz.

Bursa'da Lise seviyesinde şu an Burs veren tek  Özel okulumuz Tunçsiper Lisesi . Çakır, Emine Örnek , Ted Bursa Koleji gibi okulların şu an Minik takımlarda oyanayan oyuncuları sayesinde ileride bu burs imkanı ortaya çıkabilir. Bu potansiyele sahip şehrimizde , ve yeni açılması düşünülen okullarda böyle bir imkanın gelişmesi Bursa'ya yepyeni bir vizyon katacaktır muhakkak..

Aslında anlatmak istediğim sahaya gelen kişinin  , basketbol seyircisinin sahada görmek istediği her zaman onu etkileyecek ve yaşamında bir yer edinecek , fikirler verecek kareler görmesidir. Bursa'da basketbolla azda olsa ilgisi olan bir kişinin geçmiş dönemlerde 1990'lı yıllarda Cüneyt Erden , Hüseyin Demiral(Porti) , gibi isimlerin o dönemde oynanan maçlardan , ve yaşantılarından dolayı bir şekilde etkilendiği ve basketbola insanların bakış açısının değiştiğidir. 1977 jenerasyonunun Bursa Finalinden sonra , ertesi gün Bursa'nın yerel gazetelerinden birinde Cüneyt Erden 46-Oyak Renault 43 şeklinde bir başlık atıldığını o dönemde sporseverlerin hepsi yakından bilir. Basketbol o dönemlerde belkide daha az insan tarafından oynandığı için daha çekici gelebilir ama şu dönemlerde maalesef 1.lig seviyesinde salonlara çekemiyoruz. Bunların yolları muhakkak bulunabilir. Banvit gibi Bandırma'da arabadan anons ederek , yada büyük afişlerle bir şekilde bu yapılan işi daha iyi satmalıyız.

Bursa basketbolu iyiye mi gidiyor, kötüye mi seyrediyor mutlaka bunun yorumunu sizler daha iyi yapacaksınızdır. Oyuncu olmanın hele bizlerin oyunculuk dönemlerinde şu an oyuncu olucak gözüyle baktığımız kişilerden daha iyi sayılabilecek kişilerin o dönemde maalesef silinip gittiğini bildiğimizden dolayıda olabilir. Milli formanın , Oyuncu olmanın bir seviyesi olduğuna inanalardanım . Geçtiğimiz günlerde Bursa'nın önde gelen kulüplerinde bir tanesinin daha Bursa basketboluna veda edeceğine duyduktan sonra üzüntülerim zirveye ulaştı . Bu yazıyı belkide birazda ondan yazdım , Sürci-lisan ettiysek affola , umarım Bursa basketbolu hakkettiği yere gelir . İlerleyen yıllarda BASKETBOL OKULLARI ligi olmayız..

İsmail BİÇERMEN
Basketligi Kurucu Üyesi