FAHRİ GÜLER : KARESİ’DE HEDEF TBL

Türk Basketbolunun 2021’ e Yol Haritası video röportaj dizisi bölüm 23
Konuk: Karesispor Baş Antrenörü Fahri Güler
 
Murat Özyer’in “Türk Basketbolunun 2021′e Yol Haritası” video röportaj dizisine Fahri Güler konuk oldu.
Daha önce Aydın Örs, Nur Germen, Cem Akdağ, Ercüment Sunter, Ömer Uğurata, Aziz Bekir, Dr.Cem Gökçe, Nedim Karakaş, Özhan Çıvgın, Ufuk Akyüz, Burak Bıyıktay, Doğan Hakyemez, Hayri Solmaz, Çoşkun Teziç,Tamer Oyguç, İnan Şefkatli, Levent Polat, Ömer Kart,Hakan Yavuz, Burak Gören, Himi Taşer, Serkan Tören görüşlerini paylaşmıştı.
Karesispor Baş Antrenörü Fahri Güler takımıyla The Green Park Kartepe’de yaptığı kamp sırasında periscope yayını yaptık. Link:https://www.youtube.com/watch?v=Xic7uTG5fPA
Sohbetimize seni tanıyarak başlayalım.
Öncelikle nazik davetiniz ve bizlerin sesini duyurmaya yardımcı olduğunuz için teşekkür ederim. Ben TOFAŞ’ta başladım. Sadece altyapıda oynadım. Profesyonel oyunculuk kariyerim olmadı. 2001 yılından itibaren de TOFAŞ’ta antrenörlüğe başladım. Orada her kategoride yaklaşık 15 sezon antrenörlük yaptım. A takımda asistanlık yaptım. 2 yıl önce oradan ayrılarak Karesispor’da başladım. 33 yaşındayım ve bu antrenörlük kariyerimdeki 17. sezonum oluyor. Genç yaşta bu işe başladım, TOFAŞ ailesinden o kültürle yetişmek bana onur verdi. Bu noktalara gelmemde ve basketbolu bu kadar çok sevmemde TOFAŞ’ın çok büyük etkisi var. Sayın Efe Aydan, Coşkun Teziç, Tolga Öngören ve Nihat İziç gibi çok değerli isimlerle çalıştım. Onlardan öğrendiklerimi şimdi uygulamaya çalışıyorum.
Karesispor’a gelelim. Geçen seneden itibaren bir yerde bir haber çıktığı zaman en çok tıklanan haberlerden biri oluyordu. Balıkesir’de başka kulüpler de var ama Karesi’nin yeri ayrı anladığım kadarıyla. Biraz kulübünden ve bu seneki hedeflerinizden bahseder misin?
Geçen sene 25 Ağustos’ta ben orayla anlaştım ve oraya başladığımızda Karesi ismini kimse bilmiyordu. Burada en büyük paylardan biri Anıl Uyanık’a ait çünkü o da inanılmaz bir basketbol sevdalısı, gönüllüsü. Karesi isminin bu kadar duyulmasında bir başka etken de belediye başkanımız Yücel Yılmaz’ın vizyonudur. Balıkesir halkı Yücel beyle sporu daha fazla seviyor. Karesi isminin duyulmasında sporun çok büyük bir önemi olduğunu bildiği için bize inanılmaz destek veriyor. Geçen sene başladığımız yolculuğa sadece A Takım olarak çıkmadık. Spor okullarımız ve altyapı çalışmalarımız var. Çünkü burada kalıcı bir kulüp oluşturmayı düşünüyoruz. TOFAŞ’tan aldığım kültürü oraya aşılamaya çalışıyoruz. Yaptığımız planlama doğrultusunda geçen sene Bölgesel Lig’de başladık ve genç oyuncularla sezonu tamamladık. 19.5 yaş ortalamasıyla kimsenin beklemediği bir başarıyı elde ettik. TOFAŞ’ta amaç oyuncu yetiştirmektir ve kulüp bir oyuncu fabrikasıdır. Biz de o çılgınlığı yapmak istedik. Bu işi çocuklarla birlikte yapabileceğimize inandık ve inandırdık. Sonunda ilk sezonda Bölgesel Lig’den TB2L’ye yükselmiş olduk. Geçen sene başladığımız noktadan bu sene geldiğimiz nokta bizim adımıza mutluluk verici. Çalışma imkanlarımız çok iyi, kendi tesislerimiz, ofislerimiz var. Antrenörler oraya sadece antrenman için gelmiyor. Sabah 9’dan akşam 7-8’e kadar mesai harcıyoruz. Salon bizim olduğu için çok fazla antrenman yapma lüksümüz var. Oyuncuların gelişimi açısından ciddi programlar uyguladık ve buna devam ediyoruz. Böyle olunca oyunculara cazip hale geldi. Kendilerini geliştirmek adına Karesispor’u takip etmeye başladılar.
Bu seneki hedeflerinizi bizlerle paylaşır mısın?
TB2L’de 20 tane takım var. Bu sene biz de her takım gibi bir üst lige çıkmayı hedefliyoruz. Tabii ki bunu başarabilmek kolay değil. Elimizde çok daha değerli hale gelebilecek genç oyuncularımız var. Bunlarla beraber zaman içinde en üst lige çıkmak istiyoruz. Burada oynadığımız maçlar ve yaptığımız çalışmalarda da onlara o güveni vermek istiyoruz. Elimizdeki oyuncular ne kadar iyi olursa biz de o kadar iyi bir takım olacağız, biz bir ya da iki oyuncuya endeksli oynamıyoruz. Takım oyunu oynuyoruz.
Basketbolseverler TB2L’de bu sezon nasıl bir bir lig ve basketbol izleyecek?
Biz tek grup olmasını istedik. Çünkü iki grubun herhangi bir kulübe çok fazla katkı sağlayacağını düşünmüyorduk. Hatta federasyona da başvuruda bulunduk. Toplamda bir kulüp 30 tane resmi maç yapacak. Sonuna kadar giderdi. Şimdi ligi 7. ve 8. olarak tamamlayanlar 15 Mart’ta sezonu bitirecek. İki ay oyuncular ne yapacak? Aile geçindiren oyuncular var. Bir dahaki Ağustos, Eylül ayına kadar maaş alamayacaklar. Transfer dönemi de bitiyor. Tek grup olsa 38 tane resmi maç yapacaksınız. Hem ligin kalitesi artacak, hem de oyuncu gelişimi açısından daha fazla maç olacak. Biz bunları federasyona sunduk ama TBL’de yaşanan sıralama belirleme durumundan dolayı bize böyle bir şey söylediler. Şimdi iki grup olduk. 18 tane resmi maç yapacaksınız. Play-off’taki iki üç maçla beraber son altıya kalan takımlar 30 tane maç yapacak. Biz iki grup olmasını uygun bulmuyoruz. Elimizde genç oyuncular var ve onlara daha fazla maç yaptırmak istiyorduk. Yine de bir risk var. Altılı finallerde de çift devreli lig oynanacak. İlk beş maç sonunda yine aynı durumlar yaşanabilir. Umarım federasyon özellikle altılı finale kalacak takımların o maçlarını daha fazla takip eder. Çünkü bütün sezon yatırım yapıyorsunuz. Sizin 20 takımlı tek grup yapmama amacını herkese sunuyorsunuz ama altılı finallerde bu tehlike yaşanacak. Umarım bu tehlikeyi ortadan kaldırmak için şimdiden hazırlıklarını yaparlar. TB2L’ye gelince… Gerçekten Türkiye’de basketbol kalitesi artıyor. Yabancı sayısı arttıkça aşağıya doğru kaliteli oyuncular inmeye başlıyor. Kerem Gönlüm gibi Türkiye’de çok değerli bir isim bu sezon TBL’de mücadele edecek. Bu sayede Süper Lig, TBL tecrübesi yaşamış oyuncular TB2L takımlarına dahil oldu. Bu sene çok ciddi bütçeler ayıran takımlar var. İnanıyorum ki çok kaliteli maçlar olacak. Zaten bu turnuvadaki maçlar da bunu gösteriyor. Grupta oynayacağımız 18 maçta bütün oyuncuları kazanmak için oynayacağız. Daha az süre alan oyuncuların sürelerini uzatmaya çalışacağız. Genç oyuncularımıza daha fazla sorumluluk vermeye çalışacağız. Belki bu dönemde maç kaybedeceğiz, hatta farklı yenilgiler alacağız ama bu maçları kaybederken oyuncular kazanmış olacağız.
Sezonun ilk kısmında play off’lar ve sonrası için oyuncularına yatırım yapacağını söylüyorsun yani…
Tabii ki önemli olan sezon sonu. Sezonda 18’de 18 yaptığınızda da hiçbir lige çıkmıyorsunuz. Anlamı olmuyor. Play-off’ta iki grup çapraz eşleşmelerle maçlar oynayacaklar. Grupta tüm maçlarını kazanırsınız ama çapraz eşleşmedeki altıncı takım sizi elediği zaman hiçbir anlamı kalmıyor. Altılı finallere hazırlıklı gitmemiz için bütün oyuncuları kazanmamız gerekiyor. Gerçekten çok entersan bir lig. Transfer dönemi Ocak ayında bitiyor ve o tarihe kadar birçok takım transfer yapacaktır. Mutlaka biz de belki müdahele etmek zorunda kalacağız. Sezon başında herkes kendini deneyecek, rakiplerini görecek. Asıl mücadele Ocak ayından sonra başlıyor.
Şimdi sen anlatırken TBL ve TB2L’nin, BSL’den iki önemli farkı ortaya çıkıyor. Birincisi, sezonun sonu çok çok önemli. BSL’de yeni kurulan takımlar baştan 6-7 maç kazanınca düşme potasından uzaklaşıyorlar. Ama TBL ve TB2L’de bir üst lige çıkabilmek için sezonun sonunda kazanman lazım. İkincisi, Ocak ayında dediğin gibi kartlar bir kez daha dağıtılacak. Belki bir anda iyi gözüken 6-7 takım varken dengeler allak bullak olacak çünkü yukarıdan inecek oyuncular olacak. Özellikle heyecan kat sayısı da ocak ayından itibaren artarak devam edecek.
Kesinlikle. Biz de planlamamızı yaparken Ocak ayından sonraya göre yapıyoruz. O zamana kadar bir ya da iki oyuncuyu geliştirebilirsem zaten kendi içimde de transfer yapmış oluyorum. TBL’ye baktığımız zaman 6. ve 7. sırada bitiren takımlar BSL’ye yükseldi. Bunlar her sene yaşanıyor. TB2L’de de bu geçerli. En basiti TOFAŞ Gelişim takımı A Takım oyuncularını da alıyor. Bazen A Takım oyuncularının gelemediği zamanlar olacak ve çok sürpriz sonuçlar alacak. Ama onlar geldiğinde çok ciddi galibiyetler alacaklar. Belki TOFAŞ Gelişim altıncı bitirecek ama lige çıkma adaylarından biri yani en basit örnek bu.
TB2L’nin daha iyi bir lig olması için senden üç tane önerini almak istiyorum. TB2L’ nin “Tek “ grup olması düşüncenle bence bir tanesini söyledin. Diğer ikisi neler olabilir?
Bir sponsorluk anlaşması yapmak isteseniz evinizde 9 maç oynayacaksınız. 9 maç için de kimse size sponsor olmaz. Kulüplere maddi açıdan hiçbir katkısı yok. Diğer bir önerim olarak yaş sınırlaması gelebilir. TB2L’nin oyuncu gelişimi açısından önemli bir lig olması gerekiyor. Türkiye’de yukarda sıkışmış, oynamayan sadece kadroda yer almak için duran, benim adım BSL takımları arasında geçsin diyen bir sürü oyuncu var. Onların da şunun farkında olması gerekiyor ki oynadıkça değer kazanacaklar.
Belki bir isim sponsorluğu olabilir. İstatistik bu ligde geçen sene tutulmaya başlanmış. Bu lige ilgi arttıkça kalite de yükselebilir. Belki bir kaç tane yerel sponsorlukla daha ciddi bir lig haline gelebilir. Peki son sorumuza geçelim. Türk basketbolunda son dönemde yetişen, milli takımlarda madalya alan gençlerin bir üst seviyeye entegre olamaması nedeniyle yakın zamanda bir Arama Konferansı yapıldı. Senin bu konuda önerebileceğin projeler, kafandaki fikirler nelerdir?
Ben de altyapı çıkışlı olduğum için ve her spor okulundan minik gruplarla çalıştığım için şunu söyleyebilirim. Öncelikle altyapıda çalışan arkadaşlarımızın oyuncularımıza güven aşılaması gerekiyor. Altyapıdan üste çıkan bir oyuncuyla konuştuğunuz zaman net cevap veremez. Net düşüncesini belirtemez. Bence basketbolun dışında da çok önemli bir problem bu. Zaten sahanın için en kolay kısmı. Dışarda kendini ifade edebilen, kendi düşüncesini ifade edebilen oyuncu sahada da zaten basketbol oyunu akıl oyunu. Santranç gibi, anlık çözüm üretiyorsunuz. Anlık reaksiyon gösteriyorsunuz. Altyapıda yetişen bir oyuncuyu robot gibi yetiştirip, ‘At, tut’ dediğiniz zaman ya da cevap vermeye kalktığı zaman ‘Sus, bilmiyorsun, etmiyorsun’ denildiği zaman onun özgürlüğünü kısıtlıyorsun. Zaten sahada o çocuk özgürlüğünü yaşayamaz. Bir gözü antrenörde fırça yiyecek miyim diye bakacak. ‘Şimdi bunu yapacağım, bana kızacak’ duygusuyla yetişiyor. Aslında üzerinde durulması gereken konulardan biri bu bence çünkü özgüvenli oyuncu daha üst noktalara gelecektir. Genç oyuncularımız böyle yetişirse yaş grubu farketmeden büyük oyuncularla mücadeleye girer. Ama özgüveni olmadan yetişen bir oyuncu 18-19 yaşına geldiğinde zaten adam o şekilde yetişmemiş. Siz diyorsunuz ki ‘Al kardeşim formayı’. Nasıl alacağını bilmiyor. Amerika’yla kıyaslıyoruz, eğitim sistemi vs. Türkiye Ligi’nde 18-19 yaşına gelen oyuncu ya var oluyor ya da yok oluyor. Ama kolejden 22-23 yaşında adam mezun olduğunda Türkiye’ye geliyor, çaylak oyuncu oluyor. Bir sene adaptasyon süreci olacak. 23-24 yaşına geliyor. Ama bizim 18-19 yaşındaki çocuğumuzu okyanusa atıyoruz. Sahip çıkmıyoruz, arkasında durmuyoruz. Ona iki, üç yıllık bir süreç vermiyoruz. Burada da bir tezat var.
Tam bu noktada başka konuya geçmeden şunu sormak istiyorum. Az önce TOFAŞ Gelişim’ı konuştuk ve başka takımların da TB2L’de gelişim takımları var. Sence TB2L bu konuştuğumuz genç oyuncular için gelişme ortamı sağlıyor mu?
Bir de tek grup halinde olursa kesinlikle sağlıyor. Maç sayısı yüksek olacak. Kaliteli maç yapacaklar. Düşünün 20 tane gelişim takımının olduğu bir lig ve 5 yıl sonra da Süper Lig’de birbirleriyle mücadele edecekler. O rekabet daha iyi oyuncular doğuracaktır. TB2L’nin gelişim ligi olarak planlanması, oyuncuların özgüvenini artırması, rekabeti çoğaltması… 20 takımda 10 tane oyuncu olsa 200 tane Türk oyuncu eder. Umarım TB2L’de yabancı kuralı gelmez ve sadece Türklerin olduğu bir lig olur. O 200 oyuncu içerisinden çok kaliteli en az 10 oyuncu çıkar. Bizim TBL’miz de baktığınızda Avrupa’da ilk 10 içerisinde. O yüzden TB2L çok ciddi bir yatırım amaçlı lig olur diye düşünüyorum.
Son soruya gelelim. Turnuva için Kartepe’ye geldin. Tesisi gördün. Bu organizasyonun daha iyi olması için bir önerin var mı?
Öncelikle salonun sıcak olması… (Gülüyor) Burada bunu yaşadık ama onun dışında söyleyebileceğim çok fazla bir şey yok. İlginize çok teşekkür ediyoruz. Konakladığımız yerde yemekler güzel, sporcu kafilesine uygun besin değeri yüksek yemekler. Odalar çok temiz. Salonla konaklanan yer çok yakın. Sadece ısıtma sistemi sorunu aşılırsa bence çok fazla bir eksiklik yok. Hepimizle tek tek ilgileniyorsunuz. Maçlar canlı yayınlanıyor. Birçok kişi takip ediyor. Basın toplantısı düzenliyorsunuz. Maçlardan sonra antrenörler kendilerini ifade ediyorlar. Bizlerle basketbol gündemini paylaşıyorsunuz. Bize değer verdiğinizi gösteriyorsunuz. Bizim ülkemizde en büyük şey takdir değil değer vermek. Herkes yaptığı işte takdir görmeyi bekliyor ama bence değer verilmek daha önemli. Sonuçta biz de burada emekçiyiz. Dört tane kulüp burada, hepsi emekçi ve basketbol için uğraşıyoruz. Sizin de tek kazancınız basketbol diye düşünüyorum. İnsanların düşündüklerini herkese aktarıyorsunuz. Tesisler harika. Umarım gelecek yıl burada tekrar karşılaşırız. Bizi buraya davet ederek destek olduğunuz için Karesi isminin tekrar duyulmasını sağladığınız için teşekkür ediyorum.

 

Sosyal Ağlarda Paylaşın

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Maç Sonuçları & Canlı Skor ortaklığıyla sunulmaktadır.