EFSANELERİN HİKAYESİ-DAVID RIVERS
Efsanelerin hikayeleri yazı dizimize sadece Tofaş tarihini değil Bursa'nın basketbol tarihine kazınmış bir oyuncu olan David Rivers'ın hikayesini sizlerle paylaşıyoruz.
Basketbol sahalarının bizlere sunduğu Dünya harikalarından biri olan David Lee Rivers 20 Ocak 1965 New Jersey'de doğdu. Lise eğitimini St. Anthony Lisesinde tamamladı. Liseden sonra Notre Dame Universitesine devam eden Rivers 86-87 sezonunda All American 3. takımına 87-88 sezonunda All American 2. takımına seçildi. Okul tarihinin en skorer 4. en çok asist yapan 2., en çok top çalan 2. oyuncusudur.
1987 yılında geçirdiği bir trafik kazasının ardından takımına geri dönmeyi başarmıştır. Bu yüzden Birleşik Devletler Yazarlar Birliği(USBWA) tarafından verilen En Cesaretli Ödülüne(MCA) layık görülmüştür.
1988 yılında Los Angles Lakers tarafından 25. sırada draft edilen Rivers burada fazla süre bulamadı ve sonraki sezon diğer Los Angles takımına olan Los Angeles Clippers'a gider. Burada da istediği süreleri alamayan Rivers Avrupa'nın yolunu tutar.
İlk olarak Fransa Liginde oynayan Rivers 1995 yılında Antibes'le Fransa şampiyonluğu yaşar. Daha sonra Yunanistan'ın köklü kulüplerinden Olimpiyakos'a transfer olur. Rivers 1996 yılında İstanbul'da düzenlenen Eurostars'da MVP kristal ooyuncu ödülünü kazanır. 1997 yılında Eurolegue Şampiyonluğu ve Euroleague Mvp ödülünü kazanır. Final four'da yarı final maçında Union Olimpija'ja 28 sayı finalde Barcelona'ya 26 sayı atarak o zamanki iki maçtaki toplam sayı rekorunu kırmıştır. Aynı yıl Yunanistan Kupası ve Yunan Ligi Şampiyonluğunu da tadar.
Oynadığı her takımda başarılı olan Rivers'ın belki de tek istisnası Team System Bologna macerasıydı. Yıldızlarla dolu bir takım olmasına rağmen o yıl başarılı olamamıştır Team System Bologna.
Team System'ın ardından 33 yaşında Türkiye'ye gelerek Tofaş forması giyer. Ve belki de birçok kişinin Tofaş taraftarı olmasını sağlar. 33 yaşında olmasına rağmen tofaş'ta harika sezonlar ve maçlar çıkarmıştır.
Assitleri, üçlükleri (hızlı hücumları bile 3 sayı ile bitirdiği görülmüştür.).Skor kilitlendiğinde sorumluluk alması (Tofaş'ın Eurolegue'de CSKA'ya karşı 90-85 kaybettiği maçta 45 sayı atmıştır.).Oyunun her yönünü iyi oynaması (Eğer oyundan çıkarılmasaydı Türkiye Basketbol Lig tarihindeki ilk triple double'ı yapacaktı. Daha sonra Mark Dickel Türk Lig tarihinin ilk triple double'nı yapmıştır.)
Tofaş Riverslı kadrosuyla 2 yıl üst üste hem Lig Şampiyonluğunu hem de Türkiye Kupasını kazanır. Tofaş Efes final serisinin son maçında 40 sayı atarak TBL kariyerini tamamlamıştır. Tofaş'tan sonra tekrer Yunanistan'a dönmüş ve basketbol kariyerini burada noktalamıştır. NAUMOSKI ve RIVERS sanırım çoğu insana basketbolu sevdirmiştir. Bana olduğu gibi..
Murat Tuna'ya teşekkür ediyoruz.













bencede çok iyi bir basketbolcu =)
aynen yazan cümlelerdeki gibi basketbolu bana sevdiren özel bir basketbolcu. şans eseri tv de zap yaparken tofaş-cska maçına rastladım :)
aslında o güne kadar futbola ilgi duyuyordum, david rivers’in mükemmel oyunu karşısında basketbola ilgim arttı ve bu sporun daha eğlenceli olduğunu anladım.
eminim Türkiye’de oynadığı sürece benim gibi birçok gencin basketbola yönelmesinde önemli payı vardır,
teşekkürler David Rivers ve tabi onu ülkemize getirmeyi başaranlar…
David Rivers’lı kadroyu o kadar çok özlüyorum anlatamam, david tofaşta oynadığı dönemde bende tofaş genç takımınad oynuyordum, kişilik olarakta inanılmaz bir insandı, tofaşın neşe kaynağıydı, Seni tanımak büyük bir ayrıcalık, teşekkürler DaViD.
o finalde son maç abdi ipekçide onu izleme şansım olmustu.. alt yapıda oynarken bır cogumuz yanına gıdıp bır ıkı kelıme konusmak ıcın cırpınırdık.. gercekten cok saygı duyulması gereken bır oyuncu ıdı…