ÇÖZÜM ÖNERİLERİ – 2 – MURAT POLAT

Geçen hafta basketbol altyapımızın yeniden yapılandırılması gereği üzerine bazı çözüm önerilerimi dile getirmiştim. Ancak bu önerilerim sadece kısa bir köşe yazısıyla sınırlı değil tabii. Geçen hafta yazdıklarım sadece bazı verilere dayanarak yazılmış bir bilgilendirme mesajı niteliğindeydi. Bu hafta ise sizlere önerilerimi genişleterek sunmak istiyorum. Ancak bundan önce geçen haftaki yazdıklarıma yapılan yorumlardan başlamak isterim. Öncelikle belirtmeliyim ki yazıma yaptığınız yorumların büyük çoğunluğu düşüncelerime ışık tuttu, bir kısmı revize etmemi sağladı, bir kısmı ise kale alınmayacak derecede yazdıklarımın içeriğinden uzak, kişiler arası husumetler içeren yorumlardı. Değerli okurlarımdan ricam, düşüncelerin üzerinden yorum yapalım, kişisel düşmanlıklarımızı bir kenara bırakalım.

Okurlarımızdan biri beden eğitimi ve spor yüksek okullarından mezun binlerce işsiz olduğunu, bu mezunların büyük çoğunluğunun antrenörlük bölümü mezunu olduğunu, devamlı mezun veren bu kurumların da sorumlulukları gereği bu çalışma ve iş birliğine katılmak zorunda kalacaklarını ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın da her okula antrenörlük bölümü mezunu uzmanları almaları vasıtasıyla geçen hafta yaptığım önerinin istihdama ve işsizliğe de çözüm olacağını belirtmiş. Kendisine teşekkür ediyorum, bu haftaki yazımda bu konulardan bahsedecektim zaten, ama görüyorum ki yazdıklarımı dikkatle okuyanların bir kısmı önerimi geniş kapsamda düşününce ortaya ne gibi faydalar çıkabileceğini hemen anlıyorlar.

Bir diğer okurumuz basketbol aşığı olduğu halde şu an basketbolla ilgilenmeyen, işinde gücünde olan, ama salt bu sevgi nedeniyle bile doğru düzgün bir proje olursa içinde yer alabilecek pek çok insanın olduğunu, bu insanların tek ihtiyacının ise amatör ruh olduğunu belirtmiş. Yazımı dikkatle okursanız ben sizlere altyapı sporcularının ve takımlarının kulüplerin elinden alınarak okullara verilmesi gerektiğini belirttim. Bunun yaratacağı ilk etki altyapılarda gencecik sporculara harçlık adı altında ödenen aylık ücretlerin ortadan kalkacağıdır ki bu da okuyucumuzun özlediği amatör ruhu geri getirir. Ancak amatör ruh özlemi çeken kişilerin de bu proje içinde yer alabilmeleri için bazı şartlar taşımaları gerekeceği aşikardır.

Bir başka okurum ise basketbolun sadece İstanbul’la sınırlı olmadığından dem vurarak, çözümümün sadece bu şehri kapsayabileceğini, Anadolu’da basketbol oynayan gençlerin sadece kulüplerde hayat bulabildiklerini, her okula antrenör bulmanın ise imkansız olduğunu belirtmiş. Benim geçen hafta belirttiğim düşüncelerde örneklem olarak kullandığım şehir hepinizin de takdir edebileceği gibi basketbol branşında spor yapan gençlerin neredeyse yarısının yer aldığı bir şehirdi. Bu sebeple İstanbul örnek seçildi. Bu yoruma başka bir örnekle cevap vermek isterim. Düşünsenize doktorluk mesleği sadece özel hastanelerde yapılıyor ve devlet hastanelerinde sadece hemşireler var. Bu durumda Anadolu’da kaç insan şu anki düzeyde bir sağlık hizmeti alabilir?

Bu ve benzeri yorumlar benim daha fazla düşünmeme yol açtığı için, elektronik posta, telefon ve yüz yüze yorum yapan tüm basketbol severlere tekrar teşekkür ediyorum.

Şimdi çözüm önerilerime ekleme yapmaya devam edelim ve konuyu genişletelim. Öncelikle altyapıların kulüplerden alınarak okullara verilmesi neticesinde ortaya çıkacak faydaları maddeler halinde yazalım:

1. Okullar kulüplerin ulaştığından daha fazla sayıda sporcuya ulaşacaktır. Bu durum rekabeti arttıracağı gibi düşük sayıda takımla lig oynayan şehirlerimizde daha fazla maç olanağı sağlayacaktır.
2. Daha fala sayıda sporcunun basketbola yönlendirilmesi, gelecek 5-10 yıl içerisinde beden eğitimi ve spor yüksek okulu öğrencisi, antrenör, hakem ve en önemlisi basketbolu bilinçli seyredebilen gerçek basketbol seyircisi sayısında da büyük artış sağlayacaktır.
3. Özellikle Anadolu şehirlerinde basketbolla ilgilenen kulüp sayısının azlığı göz önüne alındığında, okullarda istihdam edilecek antrenör sayısı gerek şu anki işsiz antrenörlerin iş bulması, gerekse de beden eğitimi ve spor yüksek okulu antrenörlük bölümü mezunu akademik eğitim almış kaliteli insanların istihdam edilmelerine yol açacağından işsizliğe de küçük ölçekli de olsa çözüm getirecektir.
4. Antrenör atamalarında yada istihdamlarında uygulanacak kriterler ve istihdam edilecek antrenörlerde aranacak özellikler üst düzeyde uygulanabilirse, yetiştirilecek oyuncuların kalitesinde de artış sağlanacak, bu yolla milli takımlarımız son derece başarılı olacaklardır.
5. Şu anda maaşlarını alabilecekleri garanti altında olmadığı için kulüplerde çalışmayarak kendi işlerini yapan, işsiz gezen yada basketbol okulu açarak geçimini sağlamak isteyen yüzlerce deneyimli altyapı antrenörü, maaş garantisi alacakları için okullarda çalışmaya yönelecek, bu durumda özellikle Anadolu’dan yetişecek oyuncu sayısında patlama yaratacaktır.
6. Özel okullara uygulanacak (aynı YÖK’ün vakıf üniversitelerine uyguladığı toplam öğrenci sayısının % 10’u oranında burs verme zorunluluğu gibi) belli oranda burs verme zorunluluğu ile pek çok yetenekli ama dar gelirli öğrenci, özel okullarda okuyabilme şansı yakalayacaktır. Bu durum kısa dönemde devlet okullarının müsabakalarda başarısızlığı ile sonuçlanabilir. Ancak akıllı yönetim bu durumu devlet okullarında uygulanan eğitim sistemini gözden geçirme ve iyileştirme çözümü ile yönetilebilirse, devlet okulları da özel okullar gibi iyi eğitim verecek duruma gelebilir.
7. Bu uygulama uzun dönemde önce SBS sınavı, ardından da ÖSS sınavının kaldırılmasına kadar uzanacak bir süreci başlatabilir. Böylelikle dershaneler kapatılır, oralarda çalışan uzman öğretmenler okullarda istihdam edilebilir ve çocuklarımız özlediğimiz düzende eğitim hakkına sahip olabilirler.
8. Ümitler liginin özlemi içinde olan, bu ligin Türk basketboluna çok yarar sağlayabileceği görüşünde olan pek çok insan var. İlköğretim okullarının sadece 6, 7 ve 8. sınıflarının katılacağı bir lig, liseler ligi ve üniversiteler ligi uygulaması sayesinde A takımlara çıkacak sporcuların yaşı 21-22’lere çekilecek, özellikle üniversiteler ligiyle oyuncuların deplasmanlı lig tecrübesi arttırılacak, üniversite okumadan basketbolcu olabilme ve bu sebeple kültürsüz insanlar ordusu yaratılması durumunun önüne geçilecek, yine özellikle üniversiteler ligiyle seyirci sayısında büyük bir artış ve kalite yakalanabilecektir. Ayrıca sporcuların tamamının üniversite mezunu olmaları sayesinde, sporu bırakmaları anında işsiz kalmalarının da önüne geçilebilecektir.

Bu maddelere yazının çok uzaması sebebiyle şimdilik ara veriyorum. Siz değerli okurlar bu maddeleri zaten kendiniz çoğaltabilecek durumdasınız. Önümüzdeki haftalarda sizlerden alacağım mesajlar doğrultusunda bu konuya yeni eklemelerde bulunacağım. Şimdilik bu konuya ara veriyor ve basketbolumuzun kanayan yaralarına her daim parmak basmaya devam edeceğimi özellikle belirtmek istiyorum.

16 Ocak 2009
Murat POLAT
Türkçe Basketbol Eğitim Veri Bankası Editörü
mpolat@basketbolegitim.net
http://www.basketbolegitim.net