Basketligi’nin bu haftaki konuğu Makospor Kulübü Genel Sekreteri Şenol GÜNER ile Türk Sporu sorunları,çalışma şekilleri ve Makospor hakkında güzel bir söyleşi yaptık. Şimdi size Şenol Güner ile yapmış olduğumuz bu güzel röportajı yayınlıyoruz.

1-Kısaca özgeçmişinizden bahseder misiniz?
Trabzon doğumluyum,KTÜ Fizik mezunuyum,Üniversite son sınıfa kadar aktif olarak futbol oynadım.1989 yılında stajyer futbol antrenörü olarak başladığım Makospor Kulübünde her kademeden geçip şu an Genel Sekreterlik görevini yürütmekteyim.
2-Sizce Türk Sporunun sorunları ve çareleri nelerdir?
Bence Türkiye’de sistemsizlik sistem halini almış durumda; sporun her alanında bize ait bir ekol ve sistem geliştirememenin sıkıntılarını yaşadık yıllarca,yaşamaya da devam ediyoruz. Arada bir bazı branşlarda elde edilen başarılar malesef bu olumsuz süreci uzatıyor, zira bu başarılarla sanki tüm alt ya da üst parametreler halledilmişgibi gösteriliyor ve günü kurtarmanın dışında bir şey yapılmıyor. Çareler derseniz eğer, kısaca ülkemize ait bir ekol (her branşta) olmalı, özellikle altyapı eğitiminin (ki bunu herkes söyler ama çok ciddi bir konudur) uzman ve profesyonel kişilerce planlanıp yürütülmesi gerekiyor,ülkemizde malesef biz bu işi stajyer çalıştırıcılarla yapıyoruz (ben de dahil).Ayrıca altyapıda canımı yakan başka bir konu da, oyuncuların kazanma makinesine dönüştürülmesidir; halbuki gelişmiş ülkelerde oyuncu kazanma esaslı sistemle çalışılır.
3-Makospor’un Basketbol şubesiyle yakından ilgileniyorsunuz,Yeşimspor ile olan ortaklığınız hakkında düşünceleriniz nelerdir?
2005 yılından bu zamana kadar Yeşimspor ile ortak protokol çerçevesinde Basketbol çalışmalarını sürdürmekteyiz; küçük yaş grupları Makospor adına hazırlanıyor,daha sonra esas yarışma takımları düzeyinde oyuncular Yeşimspor bünyesine geçiyor. Aynı şeyi Futbolda da yapıyoruz;17-18 yaşına kadar futbolcu adaylarını eğitip daha sonra çeşitliprofesyonel kulüplere yönlendiriyoruz.Kısacası şirket kulübü olan Makospor’un şu anki felsefesi bu.
4-Basketbolu çok yakından takipediyorsunuz,branşınız olmamasına rağmen,sizce basketbolda altyapı sorunları nelerdir?
Aslında çok uzun yanıt verecek kadar gözlem dağarcığım var bu konuda ama kısaca anlatmaya çalışayım; öncelikle Türkiye bir futbol ülkesi ve bu nedenle ne yazıkki basketbolikinci planda kalıyor(Bütçe,medya v.s). Bir başka sorun ise kulüp sayısı çok az ve bu az sayıdaki kulüplerdeki oyuncu adayları çalıştırıcıların kulüp sayısının azlığından dolayı mesleki ispat çalışmalarının çoğu kez kurbanı olmalarıdır,yani altyapı oyuncuları gereğinden çok fazla çalıştırılıp,kazanma endeksli düşüncenin esiri oluyorlar ve özgüveni gelişmiş basketbolcu profili çok fazla çıkmıyor.Aslında bu sorun çift taraflı;kulüp sayısı az,yatırımlar yetersiz ve bu ortamda kendine yer bulmak isteyen çalıştırıcı ya da yöneticiler oyuncu adaylarını malesef araç olarak kullanıyorlar.
5-Makospor bir dönem Türk Basketbolunun en önemli kulüplerinden bir tanesiydi, sizin dönemizde 2003-2005 yılları arasında özerk çalıştı,o dönemlerin değerlendirmesi ve Makospor’un geleceğini nasıl görüyorsunuz?
Makospor belli dönemlerde sadece Basketbolda ekol değildi,Voleybolda ve Masa Tenisinde de ekoldü,ama ülkemizde gelişen ekonomik olumsuzluklar ve şirketlerin zorunlu tasarrufları malesef o günleri nostalji olarak hatırlamamızı sağlamaktan öteye gidemiyor.2003-2005 yılları arasındaki yapılanma aslında biraz sabırlı olabilseydik(herkes dahil) ciddi işler yapacaktı,ama yine elde olmayan(şirketin ekonomik politikaları v.s) nedenlerle kesintiye uğradı.Makospor şu anda yukarıda belirtiğimiz gibi belli yaş gruplarına kadar (Basketbol ve Futbol) sporcu yetiştirip daha uzman ve iddialı kulüplere verme misyonunu devam ettiriyor,bunun ötesine geçebilmek şirketin spor kulübünün ekonomik koşullarını iyileştirmesinde yatar,aslında Makospor bugün diğer kulüplerin yaptığındsan daha iyisini yapacak misyona vizyona ve marka değerine sahip ama ekonomik koşullar uygun değilse olabileceğin en iyisi bu.
6-Basketligi’ni yakından takip ettiğinizi biliyoruz, basketligi hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?
Öncelikle basketligi’nin çilesini çeken insanlar çok genç ve idealist insanlar,bu anlamda bu çabayı çok değerli buluyorum,ayrıca Bursa’da ya da ülkemiz dahil Dünyanın herhangi bir yerindeki basketbol haberlerini basketligi aracılığı ile öğreniyorum (Bu da siteyi yöneten arkadaşlarımızın günceli çok iyi takip ettiklerinin göstergesidir). Yerel ya da ulusal medya tarafından atıl vaziyette tutulan basketbola nefes aldırıyor basketligi, hele hele basketbol altyapısı için nimet değerinde iletişim aracı,değerinin bilinmesi ve site yöneticileri İsmail BİÇERMEN ve Ferudun BİÇERMEN’i teşvik etmelidir basketbol dünyası diye düşünüyorum.